Yüklü bir ikramiye aldım dün işyerimden. Bugün sürpriz yapmalıyım evdekilere, onları sevindirmeliyim?
İşim olduğunu söyleyerek çıktım evden. Yeni aldığım Koreli SongYong ! Kyron arabamla düştüm yola. Çok ısındım bu arabaya. İçinde yok yok! Çok dolaştım, çok düşündüm; Japon Nissan Micra mı, Çin Tiggo mu, Fransız Peugeot 308 mi, Hint Mahindra mı alayım diye. İyi ki bunu almışım. Çok memnunum?
Nereye gitsem acaba? Acıty Oulet'e mi, Optimum'a mı, AnkaMall'a mı, Cerrefour'a mı, Our Big Center'a mı ?... Oulet City'i iyi diyorlar. Yeni açılmış, ne ararsan varmış. Oraya gideyim? Arabada ne dinleyeyim acaba? Bon Jovi2yi mi, Roger Waters'ı mı, Eric Elapton'u mu? En iyisi John Lennon. Onun 'İn My Life' parçasına bayılıyorum' İşte geldim. Park edip, kocaman döner kapıda güvenlikçiye aranarak dalıyorum citye.
Nereden başlasam? Hemen şu ayakkabı mağazalarından. Hepsi de yan yana: Veroni, Nece Jumpp, Ellotto, Coopperatiff, Conc Clup Learherland, Etichett' Ne de çok ayakkabı çeşidi var: Aeebok, Cat, Harley Davıason, Scooter, Converse, Flogard, Battega, Corenz, City Life? Hanıma şu yüksek topuk MarrooRizzi'yi, oğluma da yürürken topuklarından renkli ışıklar saçılan şu Tımberland'ı alayım. Kerataya beğendirmek çok zor. Olmazsa getirir değiştiririz.
Ayakkabı mağazalarından sonra giysi mağazaları sıralanmış. Ne güzel; hepsi bir arada: Garden, Dior, Collozione, Romantic, Colın's, By Mir, Bagi's, Cenzo, Setrams, Mca Store' Sırayla dalıyorum. Kendime gömlek alacağım. Bunun da çeşidi çok: Piere Cardin, Pritte, Cabetto, Panda Pasıo, De Blasıo, Pescado! Şu hafif çizgili, açık renkli Diamdor'u alayım.
Şu tesettür mağazasına bak; dinci bacılarımız, türban diye ne güzel eşarplar, yerleri süpüren ne kaliteli pardesüler giyiyorlarmış meğer: Tauna, Büşranur, Tekbir, Zülüş; Viyana, Form, Lara, Neptun Abiye! Helâl olsun vallahi!...
Şu Aidata Computer'a girmeliyim. Bilgisayarın monitoru çok yer kaplıyormuş, yassı Crea 19 monitor almalıymışım. Oğlan diyor bunu. Hadi alalım. Bir de kablosuz maus istiyordu yaramaz! Almazsam başımın etini yer. Neydi adı? Yazmıştım, şu cebimde: Microsoft Compatc Optical Mause 50. Bir de CD oyunu istemişti. Onlar da şurada işte: Pc Dvdrom, Nintendo, Online Pc. Üçünü de alayım da uzun süre istemesin!
Bunları ne çok seviyor, anlayamıyorum. Saatlerce oyna da oyna! Arada bir zıplayarak, 'Okey!' diye bağırması yok mu, bayılıyorum! Bir de ders çalışırken Skypal kulaklıkla Sony Wolkmen dinlemesi yok mu, işte ona bozuluyorum. 'Oğlum,öyle olmaz, o tür ders çalışılmaz' diyorum; 'Amaaaan baba, sen nerelerde kalmışsın? Biz böyle daha iyi anlıyoruz' demiyor mu?... Ama bakıyorum, çarpmayı, bölmeyi, toplamayı, çıkarmayı da hesap makinesi Casıo ile yapıyor. Arkadaşları mı? Ne arkadaşı? Masadaki bilgisayar, kulaktaki wolkmen, cepteki telefon en iyi arkadaşları. Onlar yetiyor. Ama geçen yıl aldığım Motorolla telefon yetmiyormuş artık. Tutturdu ki hard disk'i daha kapsamlı, çok fonksiyonlu bir telefon! Aldırmak istediğini de belirlemiş, nerden öğrenmişse? Veto DG870. Ne diyelim, zamane çocukları?
Az kalsın ufaklığı, evin cimcimesi kızımı unutuyordum. Ona da Play Set ile şu bebek Lovely Electromatıon'u alayım. Anaokuluna gidiyor. Orada Mady Dans Grubu'na almışlar; yabancı müzikler eşliğinde, son günlerin modası Hip Hop oynuyorlarmış. Dönem sonunda izleyecekmişiz.
Şu kırtasiye bölümünden de ufak notlar tutmak için kalem, kâğıt almalıyım. İşte Paper Mote ve Po'st-it.
Epey dolaştım, yoruldum acıktım. Aldıklarımı arabaya bırakarak şu marketten bir şeyler alıp atıştırayım.
Bak şu küçük paketlere: Halley, Probis, Rondo, Crispi, Gold Brovni, Crax, Betit, Bouore, Mondeo, The Pare, Cipso, Patos, Citos, Doritos! Şu Fınger'i alayım. İçmek için de şu kutu Cshweppes'i. İçecek olarak şuradaki Capy'i, Akina'yı, Sprite'yi, Nestea'yı da eve alayım. Cola Turca'yı da alsam mı acaba? Helâl olsun bizimkilere; hem adını, hem tadını Coca Cola'ya benzetmişler. Pes vallahi? Şu raftaki Cappuccino?dan, Typ Nescafe'den, Esprenso'dan da birer kutu alayım. Çok kolay bunlar; sıcak suya dök, karıştır, iç. Tatları da bir başka? Ne öyle Türk kahvesi; kıvamını tutturmak sıkıntı, ağızda da kum gibi? Yapıyor bu gâvur vesselam!... Köpeğimle kuşumu da unutmamalıyım. Onlara mama ve yem olarak da şu Dog Food Goody ve Witte Molen'i alayım.
Aaa!? Birkaç dergi alacaktım. İşte orası. Hemen dalayım dergilere. Çok seviyorum market ve kitapçılardaki böyle köşeleri. Uzun uzun bakıp karıştırıyorum. Renkli renkli, güzel güzel? Mag, Go, Elle Luxe, Brides, Bazaar, Seventen, Madame, Maıson Francaıse, Bravacasa, Marie Claine, Hause Beautiful, daha neler neler? O kadar çok, o kadar hoş ki? Adları böyle ama içleri Türkçe. Ne öyle adları Türkçe olan dergilerin bazıları?... Simsiyah sayfalar, yazı, yazı, yazı? Sıkıcı, bunaltıcı?
Gazetelere de şöyle bir bakıyorum. İri harflerle ne demiş şu gazete? 'Başbakanın Teğet geçti dediği kriz, vatandaşı delip geçiyor.' Biraz aşağıda da şu yazılmış: Doğalgaz faturaları taksitle ödenebilecek. Ödeme World, Axess, Bonus, Advantage kartlarıyla 6'ya bölünebilecek.?
Yaşasın, bu kartların hepsi bizde var, hatta fazlası bil'?ta zaman zaman dostlarla buluşup özlem gideriyoruz. Acaba akşam yemeğini ailece burada bir yerde mi yesek? Burger Kıng'de mi, Mc Donald's'ta mı, Hoppy Days'ta mı?... Bunların etleri ve kimi malzemeleri dışarıdan ABD den geliyormuş, her şey çok özel hazırlanıyormuş. Öyle diyorlar. Ne diyelim adamlara, helâl olsun?
İşte benim berberim Pahsa Haır Center. Saçımı kestireyim. Karşıda Washington Berberss, az ilerde de Fiesta Kuaför var, ama ben buna gidiyorum. Acaba sorsam mı ustama niye bu adı koymuşsunuz diye? Belki diyecek ki 'Abi, Türkçe ad olunca hafife alınıyoruz; acemi, beceriksiz sayılıyoruz; müşterimiz azalıyor. Böyle adlarla daha ağır, oturaklı bir imaj veriyoruz.' Boşver, bir şey demeyeyim, kafasını bulandırmayayım.
Oh!... Bu da bitti. Şu Teo Color?dan fotoğraflarımı alıp köşedeki Arpej Bar ve Buldog Cafe?den döneyim. Ing Bank, HSBC, Fortıs, Citibank, Kuveyt Türk ve T-Bank'ın önünden, kestirmeden arabaya ulaşayım. Bir de büfeden Cabata ekmekten alayım. Yeni çıkmış, zeytinyağlıymış. Sabahları Fresh Lobne krem peyniriyle iyi gideceğini sanıyorum.
Artık evdeyim. Evde bir bayram ki sormayın? Çok yoruldum. Bu yorgunluğa televizyonda değişik kanallardaki Cinemacia, Comedya, Vidivodo programları iyi gider? Sonra da deniz yosunu özlü, vücut ısısına ayarlı, bedeni tanıyıp tüm kıvrımları dolduran, stres önleyici, yeni aldığımız Cosmo Lux Visco Anti Stres marka yatağa?
Kesintisiz, derin bir uyku? Uyanmak mı? Ne uyanması?... Gel keyfim gel!...