MESUDUYE KURULTAYI  VE  TURİZM 

Türklerin Müslümanlıktan önce yaşadıkları dönemde feodal devletin bir tür karar ve danışma meclisine kurultay deniyordu. Bu dönemlerde kurultaya sadece beyler katılabilir ve herkes toplumsal statülerine uygun yerlerde oturabilirlerdi. Kurultaylarda devlet sorunları tartışılırdı. Ancak son söz hükümdarındı. Türklerin Müslümanlığı kabulünden sonra göçebe feodal yapısından merkezi devlet yapısına geçince, kurultay yerine divan kurumu yerleşti.

Günümüzde ise; dernek, parti veya devlet kurum ve kuruluş gibi örgütlerin belirlenmiş zamanlarda belirli konuları görüşmek üzere yaptıkları genel kurul toplantılarına kurultay denmektedir. Bu kurultaylara atanmışlar, seçilmişler, sivil toplum örgüt temsilcileri; iş, sanat, bilim, eğitim, kültür, sağılık, güvenlik gibi alanlarda (devletin ulusal politikalarının belirlenmesinde ve uygulanmasında dolaylı yoldan etkide bulunabilecek) yurtseverlerin katılması mümkündür.  

Kurultaylarda alınan kararlara merkezi ve yerel yönetimlerin ve ilgili kuruluşların uyma zorunluluğu yoktur. Ancak, bilimsel yöntem ve demokratik kurallarla; halkın ve devletin yararına alınan kurultay kararlarına, seçilmiş ve atanmışların uymak zorunda kalacağı da kesindir.Bu gerçeklere göre Mesudiye kurultayları değerlendirilirse, bu güne kadar sürdürülen kurultayların, kurultay tanımına ve amaçlarına uygun olduğu gözlemlenmektedir. Her kurultayda, Mesudiye ve Mesudiyeliler için yaşamsal kararlar alınmış ve bu kararların bir bölümü başarılmıştır. Burada, başarılamayan kararların başarısızlık nedenleri üzerinde durulmasının yararlı olacağı kanısındayım.

Kurultayın belirli bir zaman ve yerinin olmasına karşın belirlenmiş yazılı biçim ve yöntemlerinin olmaması kurultay çalışmalarını tartışılabilir duruma getirmiştir.Her komisyonun çalışma raporları doğrultusunda, hangi eylemi hangi sivil toplum örgütü hangi yerel yönetim veya hangi kuruluş tarafından yapılacağı açıkça belirlenmelidir.Kurultay boyunca yapılacak bilimsel çalışma, gezi, eğlence, şenlik ve benzeri etkinliklerin kurultay komisyonlarınca yapılmaya kalkışılması veya yerel yönetimlerce düzenlenmesi gereken bir şenliğin Mesudiye dışındaki bir kalkındırma derneğince yapılmaya çalışılması, amaçlara ulaşılmasında önemli güçlüklerçıkarmaktadır.Kurultay çıkarlarına önce Mesudiye'de çalışan hemşehrilerimizin sahip çıkması gerekmektedir. Örneğin bir belde başkanlığı bir şenlik düzenlediğinde Mesudiye dışında yaşayan Mesudiyelilerin kurdukları denek, vakıf veya kulüp gibi örgütler bu faaliyetlere katkıda bulunmalıdır.

Mesudiye dışındaki hemşehrilerimizin katkılarıyla yapılan bir fabrikada veya merkezi yönetimlerce yapılan baraj şantiyesinde çalışacak nitelikli elemanlar bu yörede bulunamıyorsa, kurultay kararlarının bu yörenin insanlarına yeterince katıda bulunacağı düşünülemez.Mesudiye'nin bütün sorunlarının temelinde, sürekli göç veren bir ilçe olması vardır. Mesudiye'den göçerek büyük kentlere yerleşen insanları geriye getirmek veya Mesudiye'deki genç neslin büyük kentlere göçmesini önlemek hem çok zor, hem de hayalcilik olur kanısındayım. Ancak, bu bölgede yaşayan ve geleceğini bu bölgede gören binlerce insan vardır. Bu insanlar eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik gibi birçok temel gereksinimlerini karşılayamamaktadır. Devletimizin olanakları ve bölgemize yapılan devlet ve şahıs yatırımları incelendiğinde, göçü durduracak veya burada yaşayan insanlarımıza yeterli refahı sağlayacak nitelikte olmadığı görülmektedir.

Yöremize yapılan en büyük yatırım Topçam barajıdır. Topçam baraj gölünün oluşumuyla, bu bölge cennetten bir köşe görünümüne bürünecektir. Melet ırmağının Toçam Darıcabaşı arası ve buradaki şelale, Topçam ve Yeşilce Yaylaları, Topçam ve Çağman mağaraları, Kale köyündeki tarihi harabeler, Üçyol beldesindeki Meydandüzü mesire yeri ve Orta Karadeniz Bölgesinin en yüksek dağlarının bulunduğu yöremiz, doğa sporlarına ve yayla turizmine uygundur. Mesudiye dışında yaşayan hemşehrilerimizin yıllık izinlerinin bir bölümünü kendi köylerinde geçirmeleri veya yerli turist olarak bu yörelere gelmeleri Mesudiye'de yaşayan hemşehrilerimize önemli katkı sağlayacaktır  

Mesudiye ve çevresinde önemli turizm merkezleri vardır. Eğriçimen, Keyfalan, Çambaşı gibi turizm merkezleri, yanlış ve bilinçsiz yapılaşmalar sonucunda doğal özelliklerini kaybetmiştir. Topçam ve Yeşilce yaylaları halen ilk günkü gibi doğal özellikleriyle korunmuş, yabancı ve yerli turist ve turizmcilerin aradıkları turizm bölgesi özelliğini taşımaktadır. Bu bölgede otel, motel, yat veya kaplıca gibi özellik aramayan, doğa sporları yapmak isteyen ve doğal hayatı arayan turiste yönelik çalışma yapılmalıdır. Bunun için asfalt yollara, beş yıldızlı otellere, veya lüks otomobillere ihtiyaç yoktur. Böyle bir turizm çalışması için, kamp alanlarının belirlenerek, turistlerin doğal ihtiyaçlarının ve güvenliğinin sağlanması yeterlidir. Ayrıca, yöremizde kurulacak gençlik merkezleri ve izci kampları için de önemli yatırımlara gerek yoktur. Merkezi ve yerel yönetimlerin bu işe inanmaları ve bir sayfalık onay yazısının alınması yeter de artar bile.

 Mesudiye Sesi Gazetesinde yayınlanmıştır  (Temmuz1998) 

 

Anasayfaya Dön

makaleler