İnsanlar, yaşama biçimlerinin önemli farklılıklar gösterdikleri zamanları, diğer zamanlardan ayırmak için, çağ kavramını kullanmışlardır. İlk Çağ, Orta Çağ, Yeni Çağ, Yakın Çağ gibi ayırımların dışında; Çağlar öncesi, Atom Çağı, Bilim Çağı gibi zaman bölümleri de yakın zamanlarda ortak kabul görmüştür. Bir çağın bitimi ve diğer çağın başlaması kesin tarihlerle belirlenemez. Bu bitiş ve başlama, süreç içinde; bazen hızlı, bazen yavaşça olmuştur.
Çağdaş insanın nefes alma, yeme, içme, barınma, uyuma, korunma, giyinme, cinsiyet, türünü devam ettirme gibi doğal gereksinimlerinin yanında; özgürce düşünmek, seyahat etmek, eğlenmek, eğitim almak, bilgi edinmek, haberleşmek; içinde bulunduğu toplumun özgür bireyi olarak meslek edinmek, çalışmak, toplum yönetimine seçme ve seçilme ile ortak olmak; bireysel, aile, ulusal veya evrensel boyutta sağlıklı ve güvenli olarak sosyal dayanışma içinde olmak gibi sosyal ve biyolojik gereksinimlerinin yanında, ruhsal gereksinimleri de vardır.
Yaşadığımız çağda, çağdaş insan :
-
Bilim ve teknolojiden yararlanır.
-
Tanrısal veya insansal otoriteden bağımsız olarak düşünür, inanır ve yaratır.
-
Geçmişe takılıp kalmaz; yaşadığı günün veya gelecekteki günlerin sorunlarıyla ilgilenir.
-
Kişisel özgürlükler; sosyal, siyasal, ekonomik, kültürel ve dayanışma haklarının kazanılması , korunması ve geliştirilmesi için çalışır.
-
Bireye, insana, çevreye ve doğaya saygılı; çoğulcu ve katılımcıdır.
-
Emeğe saygılı ve sosyal adaletçidir.
-
Sömürgeciliğe, ırkçılığa ve gücünü halktan almayan her tür zora dayalı yönetim biçimine karşıdır.
-
İnsanların ve diğer canlıların yaralanmalarına ve ölümlerine neden olan veya doğayı tahrip eden her tür SAVŞA karşıdır.
-
BARIŞ yanlısıdır.
İçinde yaşanılan çağın bilimsel ve teknolojik gelişimlerine göre, çağdaş insanın da gereksinimleri gelişerek değişecek, nitelik ve nicelik olarak çoğalacaktır. İçinde bulunduğumuz çağda yaşayan insanların bir bölümü cep telefonu ile haberleşmeyi, çamaşır makinesi ile çamaşır yıkamayı (bilimsel ve teknolojik gelişmelerden yararlanmayı), güzel sanatlarla veya sporla ilgilenmeyi gereksinim olarak algılayamıyorsa, bu insanların çağdaş insan oldukları söylenemez. Bu insanların çağdaş olabilmeleri için, önce onlara, bunların ihtiyaç olduğunu sezdirmek ve buna ulaşmaları için uğraş verebilecek duruma getirmek gerekir.
Buna göre düşününüz ve hemen yanıtlayınız:
-
Siz çağdaş insan mısınız?
-
İşvereniniz, yöneticiniz, namaz kıldığınız camideki imam çağdaş insan mı?
-
Ülkemizi yönetenlerden hangileri çağdaş insan özeliklerini taşıyor?
-
Eski Irak Başkanı, İran veya ABD başkanı çağdaş insan mı?
-
Ülkemizdeki farklılıkların netleştirilerek keskinleştirilmesi ve keskinleşmiş farklılıkların birlikteliğini kurarak; insanlarımızın aynı yurtta mutluluk içinde birlikte yaşamalarını sağlamayı düşünmek, çağdaş insan düşüncesi ürünü olabilir mi?
-
İç ve dış sömürü düzenlerini göz ardı ederek, din-mezhep veya alt-üst kimlik gibi sorunları öncelikli sayıp; ülkemizde, bölgemizde ve Dünyanın birçok yerinde savaş çıkarmayı düşünmek, savaş çıkarmak veya mevcut savaşların durdurulması için uğraş vermeyen bir insan, çağdaş insan olabilir mi?
Çağdaş insan olmak zor iştir zor...
(04 mayıs 2006 tarihinde ÇAĞ ANKARA gazetesinde yayınlanmıştır)
Not: Bilimsel düşünce, bilinmezliklerin ve her tür sorunun akıl ve mantık kullanılarak, bilim ile çözülebileceğini savunur. Günümüzdeki çağdaş insan, bilimsel düşünceyi kendisine yol gösterici olarak kabul eden insandır.