BUDİZM

Dört Yüce Gerçek :

  1. Acı, hayatın ve varoluşun bir parçasıdır.
  2. Acıların kaynağı arzu ve isteklerdir.
  3. İstek ve arzular bırakılırsa acılar sona erdirilebilir.
  4. Acıların sona erdirilmesinin yolu sekiz aşamalı Asil Yol'dan geçer:

Doğru görüş (kavrama), doğru düşünce (arzular), doğru söz, doğru eylem (davranış), doğru yaşam biçimi (kazanç), doğru çaba, doğru değerlendirme (uyanıklık) ve doğru konsantrasyon.

Budizm'in temel ilkelerini öğrenince önceki yıllarda yazdığım ''Doğru ve Yanlış'' başlıklı makale aklıma geldi. Budizm'i ve öteki Budis halkları tanımadan yapacağım genel değerlendirmelerin objektif olamayacağını biliyorum.

Bu nedenle sadece bir aylık Tayland gözlemlerimi yazarken bizdekilerle kıyas yapmak istiyorum.

İş gününe başlama saatlerinde, günlük iaşelerini temin etmek için özel giysiler içindeki Budist rahiplerinin sokaklarda dolaşmaları dikkatimi çekti. Omuzlarına astıkları torbalara poşet içindeki yiyyecekleri usulca bırakan insanlara yaptıkları duaları anlayamadım ama, duayı dinleyenlerin mutluluğu yüzlerine yansımaktaydı.

Aynı duyguyu boyunlarına astıkları yardım kumbarasına para atan Vatikan'daki katoliklerde ve katolik papazlarında görememiştim. Budist rahipler her tür yiyecek içecek toplarken, Dünya'nın en zengin devleti olan Vatikan'da katolik papazlar sadece euro topluyordu (tanrı adına kabul buyuruyorlardı).

Bir de bizdeki, bütçesi 10 bakalığın bütçesinden fazla olan Dinayet İşleri Başkanlığı'nına bağlı din kurumlarını ve din adamlarını düşününce...

Neyse, apolitik olmaya devam edeceğim. Ama Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucularına ve kurucu felsefeye küfreden din tüccarlarına söylenecek bir çift sözüm var. Her gün iaşelerini Budist rahipler gibi ya da katolik papazlar gibi sağlayabilecek cesarette kaç din görevlisi vardır acaba bizde? İnsanlara sadece 5 vakit namaz kılarken yardımcı olan din görevlilerinin devlet bütçesinden aldıkları ile yaptıkları işi kıyaslayamayanlaradır bu sözüm.

      

Budist mabetlerindeki ihtişam, düzen ve temizliği görünce hemen çevresindeki mezbeleleliklerde yaşayanlara şaşıp kalmamak mümkün değildi. Mabetlere ayakkabıyla ya da dekolte giysilerle giriş yasaklanmışken, çevresinde derme çatma kulübelerde temizlik kurallarını hiç önemsemeden yaşayan insanların  yaşam biçimlerine karışmaması Budizm'in ''Dört Yüce Gerçek'' ile açıkladıklarının bir bölümüyle uzlaşmış gibiydi.

      

Bütün dinsel öğretilerin insanların beden ve ruhlarının mutluluğu için kurallar getirdiği söylendiğine göre, bazı soruların yanıtını araştırmak gerektiğini sanıyorum.

  

 

Ziyaretten önce Altın Buda Mabedi önündeki kazana metal paraları atmaya çalışan kadın.

Gezinin devamı için tıklayınız ...

Anasayfaya Dön

 

Wat Pho

Bangkok'da irili ufaklı çok sayıda Budist mabeti olduğundan çevresinde de Budistlere yönelik geniş bir ticaret alanı oluşmuştu.

Daha çok küçük yasemin çiçekleriyle süslenmiş turunç renklerin egemen olduğu kolye biçiminde çiçekler ve çiçek sepetleri; şeker kamışı parçaları, acı palmiye meyveleri, olgunlaşmasını tamamlayamamış muz meyvesi ve yapraklarıyla düzenlenmiş adak süsleri, Eski Bangkok'daki çiçek pazarınında en çok satılanlardı.

Çoğu kez geleneksel düzenlemeleri el becerilerini kullanarak yapan kadınlar, ejderha motiflerini taşıyan özgün çalışmalar da yapıyordu.

''Budizm ve İnsan'' fotoğraflarını görmek için tıklayınız ...

 

geziler