PİSA 2012

Fizik öğretmenleri ağırlık merkezi, çekül doğrultusu, dayanma yüzeyi gibi kavramları öğretirken çoğu kez İtalya'daki Pisa Kulesi'ni örnek kullanırlar. Biz de düz bir zemin üzerinde bulunan kulenin ağırlık merkezinden geçen çekül doğrultusunun, kulenin dayanma yüzeyinin içinde kaldığından, devrilmeden yıllarca ayakta durduğunu görmek için otomobilimizin yönünü Pisa kentine çevirdik. Roma'dan Pisa'ya ulaşmak için İtalya'nın batı sahillerini seçtiğimizden, sakin karayolu çevresindeki yerleşim yerleri ve tarım arazilerinin ekonomik ve beşeri durumları hakkında iyice bilgilendik sayılır.

Nevigasyonumuzun adres bölümüne 'Viale delle Cascine, 86 - 56122 PISA' yazdığımızdan Torre Pendente Camping Village kamp yerinei kolayca bulacağımızı sanmıştık. Öyle de oldu sayılır ancak yol kenarındaki tabela öyle işlevsizdi ki kamp yerinin yakınından geçtiğimiz halde tabelasını görememiştik. Bir kilometre sonra bir eczanede çalışan bayanlardan yardım istemek zorunda kalınca onlar da Google Earh sitesinden yardım alarak açıklama yapmaya çalıştılar. Türkçe'den başka dil bilmediğimi anlayınca bir yandan bu kadar yolu araçla gelebildiğimize hayret ederlerken öte yandan kağıt üzerine şema çizerek kamp yerini tarif etmeye çalıştılar.

Otomobil, çadır ve 2 yetişkin insan için bir gecelik konaklama ücreti olarak 31.50 € ödedikten sonra çadırımızı kurup sırt çantalarımızı alarak Katedral Meydanı'na (Piazza del Duomo) doğru temiz, sessiz ve heyecan verici sokaklardan yürümeye başladık.

Pisa "Campo di Miracoli" surlarına yaklaştığımızda kimi beyaz, kimi sarı, kimisi de kara derili göçmenler anı eşyaları satmak için değişik dillerden tanıtım ve pazarlama yapıyorlardı. Kızgın Akdeniz güneşinin kavurucu sıcaklarından korunmak için hasır şapka ve renkli şemsiyeleri satmaya çalışan sokak satıcılarının arasından geçerek Mucizeler Meydanı'ndaki (Campo dei Miracoli) Pisa Katedrali, vaftizhanesi ile çan kulesinin fotoğraflarını çekmeye başladım.

Orta Çağı'ın yükselme dönemi olarak bilinen 11. ve 13. yüzyıllarda yapımı devam eden Katedral 300 yıla yakın bir zaman diliminde 1372 de bitirilebilmiştir.

Bu dönemde Venedik ve Ceneviz gibi Pisa da İtalyan şehir devletlerinden birisidir.

Her şehrin daha çok arka sokakları ilgimi çektiğinden, Arno Nehri kıyısında yürümeye başladık. Gotik tarzda yapılmış olan Santa Maria Della Spina kilisesi ile tuğlalarla yapılmış Cittadella (Şato) dikkatimizi çektiği zaman iyice acıktığımızı anladık. Köprünün bitimine yakın yerdeki marketten kızartılmış biliç eti, peynir ve ekmek alarak kamp yerimize dönerken yine şehrin arka sokaklarını tercih ettik. 07.06.2012

PİSA 2014

2013 te çevre yolunu kullanarak geçtiğimiz Pisa'da bir gec de olsa konaklamayı uygun bulmamıştık. 2014 te Roma'yı pas geçip Pisa'ya ulaştığımızda 2012 yılında konakladığımız Torre Pendente Camping Village'nin kapandığını öğrendik. Yine en sadık dostumuz nevigasyon imdadımıza yetişti. Bir kamp yeri bulmuştuk ama neyin nesi olduğunu anlayamıyorduk. Orta yaşı devireli çokça zaman geçtiği belli olan bir beyefendiden şu meşhur evrensel beden diliyle konuşup anlaşmaya başladık. O eski kamp yerinini unutmamız gerektiğini, yeni bulduğumuz kamp yerinin ( LAGO LE TAMERİCİ AGRİCAMPEGGİO) iyi olduğunu öğrenince trafik kurallarınıı önemsemeden sıkı bir İtalyan gibi biraz da hız sınırlarını aşarak şehir dışına çıktık.

LAGO LE TAMERİCİ AGRİCAMPEGGİO

Daralan yolun çevresindeki sessizlik bizi ürkütmeye başlamıştı ki, krşı yönden gelen bir araç yavaşlayarak yanımızda duakladı. Güler yüzlü, beyaz tenli ve sevecen görünümlü araç sürücüsü kendine göre yadım etmeye başladı. Kamp yerini arıyorsak, onun aracının arkası sıra gelmemiz gerektiğini anlayınca biraz rahatladık. Rahatlamasını rahatladık ama stabilize yolda ilerleyen aracın çıkardığı tozların arasında bir inek, birkaç koyun ve keçi ile bir  at görünce buranın çiftlik olduğunu anladık. Biraz sonra akşam karanlığı çökeceğinden başka seçenek aramanın zor olacağını düşündüğümüzden, kampın ıssız ve güvensiz olma olasılığına karşı ne yapmamız grekeceğini tartışıyorduk ki, çevrede oynaşan çocukları, karavanları ve çadırları görünce çocuklar gibi sevinmeye başladık.


Adamlar  LAGO LE TAMERİCİ AGRİCAMPEGGİO’ yo çevresi sazlarla süslü küçük bir gölün kıyısına saklamışlardı. Bizi getiren taşıt sürücüsüyle bir hayli bizim dille sohbet ettikten sora, resepsiyonda bu saatlerde görevli olmayacağını, yarın gelince ücret ödememiz gerektiğini; ücretin de 22 € olduğunu anladık. Şayet elektrik almazsak bu ücretin azalacağını falan felan anlattı ve tokalaştıktan sonra o da çekip giti.

Şahane bir akşam yemeğinin yanında iki kadeh kırmızı şarabı yudumlayınca derin bir uyku çektik ama uyandığımızda sadece yağmurun sesini duyuyorduk.

Çabucak toparlanıp ücret olarak da 18 € ödedikten  sonra LAGO LE TAMERİCİ AGRİCAMPEGGİO dan ayrıldık. 14.7.2014

Anasayfaya Dön

Pisa Katedrali

geziler