İsviçre - Rheinfall

Schaffhausen kantonundaki Avrupa'nın en büyük şelalesinin çevresinde gezinirken sürekli fotoğraf çekmeye çalışıyordum. Genişliği 150 m, yüksekliği 23 m civarında olan şelalenin sesinden başka birşey duyulmuyordu. Kıyıya yakın köpüklerin arasında tembelce gezinen iri kıyım sazanları görünce Urfa'daki balıklı gölü anımsadım. Rheinfall'daki balıklaar doğaya saygılı insanların verdiği güvenle, Urfa'daki balıklar ise yıllarca anlatılan dinsel kaynaklı söylencelerin verdiği güvenle tembelliğin tadını çıkarıyordu.

Gezinti teknelerindeki mutlu insanları, hantal balık sürülerinin üzerinde yüzen aceleci ördekleri, şelalenin ak köpüklerini ve yemyeşil doğayı ikiye ayıran Ren nehrini seyrederken neyin eksik olduğunu düşünmeye çalıştım. Kıyı boyunca yapılmış gezinti yolunda ilerlerken hep bir eksik bulmak için çabalıyordum. Korkuluklar tamam. Çevre düzenlenmesi iyi. Seyir alanları güvenli. Bilimsel içerikli eğlenceli oyun makineleri, heykeller, dönme dolaplar (bir zamaanlar değirmen oalarak kullanılmış olmalı) ve üzerinden demiryolu geçen taş köprü çok düzenli ve tertemiz.

Ardıç ağacının yakınındaki barbekünün önüne kurulmuş yuvarlak masada akşam yemeği için hazırladığımız biftekleri ızgaraya dizerken kuzenim çok ilginç bir şeyler söylüyordu. Bir zamanlar birlikte yaşadığı halkını ve ülkkesini geride bırrakarak yaban memleketlerinde geleceğini aramak zorunda kalışınıın öyküsünü anlatırken, farklı siyasal görüşü benimsemiş dayı oğlu ile yaşadığı acı olayı anımsayınca çok duygulandığını fark ettim.

''Onlara, beni tanımadığını söylediğinde, belki birkaç dakika sonra öldürüleceğime inanmaya başlamıştım ki, içlerinden birisi 'Bu kadar yeter, yarın askere gideceğim. Bırakın gitsin' dedğinde ...'' diyerek anlatmaya başladığı olayı ben de çok iyi anımsamıştım.

Damarlarımızda dolaşan nefis İtalya şarabının alkolü egemenliği ele geçirmeye başladığı saatlerde sazın, sözün ve dostluğun coşkusu doruklara ulaşmıştıı.

''Türkiye'de olup da İsviçre'de olmayan ne var?' ya da 'İsviçre'de olup da Türkiye'de olmayan ne var?' sorusunun yanıtlanmasına geçtiğimizde çok ilginç sonuçlar çıktı.

'Bundan sonraki yaşantımın her bölümünde her yıl bir kaç gün de olsa İsviçre'de yaşmak isterim' dediğimde, kuzenim 'Birkaç yıl sonra ülkemin sıcak Akdeniz ikliminin egemen olduğu kıyı köylerinin birisinde yaşamayı düşünüyorum' demesi, yaabancı bir ülkede yaşamanın zorluklarını anlatmaya yetti de arttı bile.

''Benden 7 dakika geç bitiren sporcunun seçilerek Avrupa'daki yarışlara gönderildiğini öğrenince bıraktım kayak sporunu'' diyerek anılarını anlatmaya çalışan yengemiz, çocuklarının bisiklett akrobasisinde bölge birincisi olduğunu ve Türkiye adına yarışlara katılabileceğini söyleerken, ülkesine değil de kötü yöneticilere kızdığını belli ediyordu.

 

Anasayfaya Dön

Rheinfall -2012

 
geziler