DOĞU ANADOLU

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesini gezme kararı aldığımızı açıkladığım zaman şöminenin yakınında otura orta yaşı çoktan aşmış, yaşlılığı bir türlü kabullenemeyen okul arkadaşım biraz da sevecenliğine sertlik katarak “Aklını mı kaçırdın?” diye sözümü kesti. Ardından eşi de söz söyleme sanatının inceliklerini kullanarak aldığımız kararın akıllıca olmadığına ilişkin fikir yürüterek gezi kararımızdan caymamız için söylendi durdu. Baba bitirmeden anne, anne bitirmeden baba başlıyordu konuşmaya.

Deri kaplama koltukta oturarak golden cinsi elmaların ince kabuklarını keskinliği giderilmiş bıçakla soymaya çalışan, ince belli, kalın dudaklı,    kuzguni siyaha yakın saçlarını sarıya boyatmış olan kızları da arkadaşlarından öğrendikleriyle babasının düşüncesini pekiştirmek istiyordu. İki yıllık meslek yüksekokulunu bile bitiremediği için okuldan atılan genç kız, annesinin söylediklerini dinlemeye bile tahammülü olmadığını belli ederek, son sözlerini söylediğini anlamış olmanın bilgeliğiyle babasının anlatmak istediği tehlikeleri ardı ardına açıklamaya başladı. “Bak amca size akıl vermiş gibi olmayayım ama şu sıralarda Doğuanadolu’da gezi yapmak pek de akılıca değil. Televizyon kanallarında anlatılanlara bakılırsa her yer tehlike dolu. Allah korusun. Söylemeye dilim bile varmıyor. Her yer mayın doluymuş. Dün akşam haberlerinde seyrettim. Bir askerimiz mayına basmış ölmüş. Allah korusun. Mayınları uzaktan kumandayla patlatıyorlarmış. Bence böyle bir gezi yapmayı biraz daha erteleseniz iyi olacak.”

Yeni demlenmiş çay servisinin başlamasıyla konuşmaya ara veren genç kız kibarlık kurallarının tümüne dikkat ederek tepsideki çay bardağını yakınındaki küçük sehpanın üzerine dikkatlice bıraktı. Kilo almamak için yediğine içtiğine dikkat ettiğinden, çay bardağının yanındaki kesme şekerleri kristal şekerliğe bıraktıktan sonra, pasta tabağındaki şekerli kurabiyeleri de annesinin tabağına koydu. Çay bardağından bir yudum içerek konuşmasını sürdürdü. "Bence Ege bölgesindeki koylardan birisinde, yıldızlı olmasa bile onlarla yarışabilecek olanaklara sahip bir otelde ya da pansiyonlardan birisinde tatil yapmak en doğrusu olur.  Düşünsene, sıcacık kumsalda kızgın kumların üzerine yattıktan sonra ılık Ege sularına iskeleden dalmak ne güzeldir. Ege bölgesine giderken Afyonkarahisar’daki termal kaplıcalardan birisine gidersiniz. Kaynar denebilecek kadar sıcak olan kaplıcalardaki havuzlarda ya da hamamlarda hayatın tadını çıkarırsınız. Delirdiniz mi siz? Hayatınızın tadını çıkarmaya çalışın. Ne işiniz var Doğuanadolu bölgesinde? Ne yapacaksınız Güneydoğu Anadolu’da? Aslında Karadeniz dağlarının karma ormanlarla çevrili bol çiçekli yaylalarında kelebek fotoğrafı çekmek varken oralara gitmeyi düşünmek, kusura bakmayın da pek akılıca bir şey değil.” dedi. 

 Konuşma sınırını yeterince aştığını anlayan genç kız, babasının tedirginliğini görünce, boşalan çay bardaklarını gümüş tepsinin üzerine dizerek mutfağa geçti. Ev hanımına yardım etmenin mutluluğunu tadıyordu. Dolu çay bardaklarıyla salona gelerek herkese küçük gülücükler göndermeye başlayınca, kaldığı yerden konuşmasını sürdüreceğini anlayan baba sohbet konusunu değiştirmeye çalıştı.         

Konuklarımızı kaygılarından uzaklaştırmanın kolayını biliyordum. Hemen kolları sıvayarak mutfağa geçtim. Soğuk kesme uzun kristal bardakları yarı beline kadar yeni çıkan burgaz marka rakıyla doldurdum. Buz gibi soğuk suyun rakıyla buluşmasının oluşturduğu dumanımsı görünüme dikkatlerini çekmek için rakı bardaklarını yukarıya doğru kaldtırarak salona girdim. “İçelim de kendimizden geçelim diyenlerin şerefine” diyerek gülümsedim. Bayan konuklarımızın isyan edeceklerini bildiğimden onlara da alkol oranı az olan pahalı şaraplardan ikram etme sözü vererek tekrar mutfağa döndüm. Rakı bardaklarıyla şarap kadehlerinin birbirlerine değmesiyle oluşan seslerin kahkahalara karıştığı zaman ülkemin doğusunda yaşadığım günler geldi aklıma.

ağrı dağı

Ağrı Dağı - DOĞUBAYAZIT

Devamını okumak için tıklayınız ...

Anasayfaya Dön

geziler